Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HASRETİNLE BENİ HASTA EYLEDİN

Hasretinle beni hasta eyledin,
Halımı sormaya yar sen mi geldin?
Şu garip gönlümün bağı bostanı,
Ayvası turuncu nar sen mi geldin?

Bülbüller ötüyor dostun bağında,
Arzum yarım kaldı göğsün ağında.
Ellerim kelepçe cellat uğrunda,
Kollarım çözmeye car sen mi geldin?

Abdal Pir Sultan’ım, sen seni düşün,
Güzelsin sultanım bulunmaz eşin.
Giyinmiş kuşanmış türlü kumaşın,
Bezenmiş bedestan şar sen mi geldin?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü