Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HAK'TAN İNAYET OLURSA

Hak'tan inayet olursa,
Şah Urum'a gele bir gün.
Gazada bu Zülfikar'ı,
Kâfirlere çala bir gün.

Hep devşire gele iller,
Şah'a köle ola kullar,
Rum'da ağlayan sefiller,
Şad ola da güle bir gün.

Çeke sancağı götüre,
Şah İstanbul'da otura,
Firenk'ten yesir getire,
Horasan'a sala bir gün.

Devşire beyi, paşayı,
Zapteyleye dört köşeyi.
Husrev ede temaşayı,
Ali divan kura bir gün.

Gülü Şah'ın doğdu deyi,
Bol ırahmet yağdı deyi,
Kutlu günler doğdu deyi,
Şu alem şad ola bir gün.

Mehdi Dede'm gelse gerek,
Ali divan kursa gerek,
Haksızları kırsa gerek,
İntikamın ala bir gün.

Pir Sultan’ın işi ahtır,
İntizarım güzel Şah'tır.
Mülk iyesi padişahtır,
Mülke sahip ola bir gün.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü