Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HAK MUHAMMET ALİ HAYDAR

Hak Muhammet Ali Haydar,
Kılavuzdur çekip gider.
Vilayet madeni cebbar,
Dost zülfüne takıp gider.

Şu aleme ün eylemiş,
Kaşların keman eylemiş,
Güzelliğin şan eylemiş,
Nicelerin yakıp gider.

Bülbül oldum dost bağında,
Öterim yolun sağında.
Bir tıfıl hubluk çağında,
Serhoş serhoş bakıp gider.

Alem hüsnüne bakışır,
Gerdanda benler tokuşur.
Ancak yeşil don yakışır,
Ebruların döküp gider.

Sineme vurdular kanca,
Mahi-taban gülü gonca.
Uzun boylu, beli ince,
Kaşlarını yıkıp gider.

Pir Sultan'ım söyler dilden,
Her ne dersen gelir elden.
Al rengini almış gülden,
Burcu burcu kokup gider.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü