Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HACI BEKTAŞ TEKKESİNİN DIŞINDAN

Hacı Bektaş tekkesinin dışından,
Dediler bir suna aştı yalınız.
Ayırmışlar yareninden eşinden,
Dediler bir suna aştı yalınız.

Eşinden ayrıldı Bektaş'a vardı,
Kuru göllerde çok savaşlar kıldı.
Ayrılık haberin Mucur'dan aldı,
Dediler bir suna aştı yalınız.

Geçti m'ola Kızılırmak boyunca?
Çeken bilir ayrılığın doyunca.
Ayırmışlar on'ki imam soyunca,
Dediler bir suna aştı yalınız.

Aştı m'ola Kırlangıc'ın belini?
Avcı rast gelirse yolar telini.
Arzulamış gider dostun ilini,
Dediler bir suna aştı yalınız.

Pir Sultan Abdal'ım, gönlümüz paslı,
Dudu kumru gibi kafeste besli.
Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir nesli,
Dediler bir suna aştı yalınız.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü