Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HÜ DİYELİM GERÇEKLERİN DEMİNE

Hü diyelim gerçeklerin demine,
Gerçekierin demi nurdan sayılır.
On'ki imam katarına düzülen,
Muhammet Ali'ye yardan sayılır.

İhlas ile gelen bu yoldan dönmez,
İkilikten geçip birliğe ermez.
Eri Hak görmeyen Hakk'ı hiç görmez,
Gözü bakar amma körden sayılır.

Bir talip ki ikrarında durursa,
Çerağ gibi yanıp yağı erirse,
Eksikliğin kendisinde görürse,
O da erdir gerçek erden sayılır.

Üç gün imiş şu dünyanın safası,
Safasından artık imiş cefası.
Gerçek erenlerin nutku nefesi,
Biri kırktır kırkı birden sayılır.

Pir Sultan Abdal'ım Bağdat'tır vatan,
İkilikten geçip birliğe yeten,
Erenler yoluna kıl ü kal satan,
Yolun dikenidir hardan sayılır.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü