Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GÖNÜL HAVALANIP GÖKTE GEZERKEN

Gönül havalanıp gökte gezerken,
Bana zulüm kanlı zalimden oldu.
Kişinin çektiği dili belası,
Her ne oldu ise dilimden oldu.

Dağlara taşlara lalesin verdi,
Kafire hisarın kal'asın verdi.
Arıya bal verdi belasın verdi,
Arı ağlar bana, balımdan oldu.

Sulağında yad avcılar bulundu,
Arkamızdan tor şahinler salındı.
Ayrılık elinden ciğer delindi,
Ördek ağlar bana, gölümden oldu.

Hayli vakit oldu dostum küseli,
Gönlümüz şaz oldu kadem basalı.
Arkası hırkalı, eli asalı,
Abdal ağlar bana, şalımdan oldu.

Silkini silkini gitme işine,
Hayır eyle yaranına eşine.
Çığrışarak gelir konar başına,
Bülbül ağlar bana, gülümden oldu.

Pir Sultan Abdal'ım Ali'ye yeter,
Ali'ye yeter de el etek tutar.
Her sabah her sabah çığrışır öter,
Turna ağlar bana, telimden oldu.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü