Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GELİN YİYELİM İÇELİM

Gelin yiyelim içelim,
Bu güzellik geçer bir gün.
Alem yaran yaran olmuş,
Ali'm sırrın açar bir gün.

Yeyip yediren bir adem,
Eksik etmez Bari Hüda'm.
Gök ekine misal adem,
Anı eken biçer bir gün.

Yeyip yedirmesi hoştur,
Dayan, kahbe yürek taştır.
Can dedikleri bir kuştur,
Kuş kafesten uçar bir gün.

Ağaçlarda yeşil yaprak,
Bastığımız kara toprak.
Yer altında kefen yırtmak,
Boynumuzdan aşar bir gün.

Pir Sultan'ım düşümüzde,
Uzak değil karşımızda.
Baykuş mezar taşımızda,
Dertli dertli öter bir gün.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü