Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GEL EY ZAHİT BİZİM İLE ÇEKİŞME

Gel ey zahit bizim ile çekişme,
Hakk'ın yarattığı kul bana n'eyler?
Kendi kalbin arıt, bize ilişme,
Bendeki küfr sendek'imana neyler?

Zahit sen bu sırra erem mi dersin?
Erenler halinden bilem mi dersin?
Mescit hak meyhane haram mı dersin?
Hak olan mescide meyhane n'eyler?

Zahit sen bu yola diken ekersin,
Hatıra dokunur, gönül yıkarsın,
Yüküm vardır deyü zahmet çekersin,
Yavuz baçcı yüksüz kervana n'eyler?

Sekiz derler şol Cennet'in kapısı,
Hakk'a doğru açılırmış hepisi,
Korkusun çektiğin Sırat köprüsü,
Onu doğru geçen insana n'eyler?

Pir Sultan Abdal'ım, er haksın er hak,
Münkir olanlardan ıraksın ırak,
Kurdun işi namert lokmasın yemek,
Hak için adanan kurbana n'eyler?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü