Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GEL BENİM DERDİME BİR DERMAN EYLE

Gel benim derdime bir derman eyle,
Alemler derdine derman olan Şah.
Kapına yüz sürem, bir ferman eyle,
Gönül yarasına Lokman olan Şah.

Bir ismin Hayder'dir, bir ismin Ali,
Hak Murtaza sensin hem cömert veli.
Cihanın ahiri hem de evveli,
Vilayet mülküne sultan olan Şah.

Seyrangâhın olmuş arşın yücesi,
Düldül'ün sahibi Kanber hocası.
Server Muhammed'in Miraz gecesi,
Yedinci felekte arslan olan Şah.

Musa asasını ejderha kılan,
Leşker-i Yezid'e korkular salan,
Muhammet aşkına Zülfikar çalan,
Kamu müminlere imam olan Şah.

Pir Sultan Abdal'ım, meydanda merdim,
Elimde tesbihim evradım virdim.
Her nereye vardım Ali'yi gördüm,
Garip gönüllere mihman olan Şah.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü