Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GECE GÜNDÜZ YALVARIRIM PİRİME

Gece gündüz yalvarırım pirime,
Seher vakti On'ki İmam sen yetiş.
Kanım kaynar imamların yoluna
Seher vakti On'ki İmam sen yetiş.

İlettiler bizi Mansur darına,
Hep teberra okudular pirine.
Lanet olsun ikrarından dönene,
Seher vakti On'ki İmam sen yetiş.

Bülbül figan eder bağ u gülşanda,
Mansur'un kimsesi yoktur meydanda.
Bunca sefillerin boynun urganda,
Seher vakti On'ki İmam sen yetiş.

Kimi allar giyer, akçası yoktur,
Kimi şallar sarar, bohçası yoktur.
Vücudum evinin bohçası yoktur,
Seher vakti On'ki İmam sen yetiş.

Pir Sultan'ım "kulhuvallahu ahed",
Can cesetten ayrılmıyor bir saat.
Dün-ü gün zikrim Ali Muhammet,
Seher vakti On'ki İmam sen yetiş.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü