Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GAM ELİNDEN BENİM ZÜLFÜ SİYAHIM

Gam elinden benim zülfü siyahım,
Peykan değdi sinem yaralandı gel.
Suna başın için ağlatma beni,
Bugün sevdan candan aralandı gel.

Ne çekersin dertli sinem dağ olmaz,
Günler gelir geçer ömür çoğalmaz,
Teşevvüştür yaralarım sağ olmaz,
Göğerdi çevresi karalandı gel.

Gamdan hisar oldu mekanım yurdum,
İşitmez avazım, dinlemez virdim,
Bir değil, beş değil, on değil derdim,
Düğümler baş verdi sıralandı gel.

Hasretine vasıl olam mı böyle?
Mecnuna da baki kalır mı Leyla?
Ölümlü dünyadır gel helal eyle,
Yüklendi barhanam kiralandı gel.

Pir Sultan Abdal'ım haftada ayda,
Günler gelir geçer bulunmaz fayda,
Gönül Hak arzular, canım hayhayda,
Toprağım üstüme kürelendi gel.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü