Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GAFİL KALDIR ŞU GÖNLÜNDEN GÜMANI

Gafil kaldır şu gönlünden gümanı,
Bu mülkün sahibi Ali değil mi?
Yaratmıştır on sekiz bin alemi,
Rızıkların veren Ali değil mi?

Gelin vazgeçelim biz bu gümandan,
Vallahi çıkarız dinden imandan.
Şefaat umarız on'ki imamdan,
Onların atası Ali değil mi?

Yaratıldı Mülcem ol oldu düşman,
Kast etdi Ali'ye oldu peşiman.
Kangı kitapta var ol Ömer Osman,
Kur'an'da okunan Ali değil mi?

Bin bir adı vardır, bir adı Hızır,
Her nerde çağırsan orada hazır.
Ali'm Padişahtır, Muhammet vezir,
O fermanı yazan Ali değil mi?

Pir Sultan Abdal'ım, ben bir fukara,
Acep bulunur mu derdime çare?
Günahkarım, nasıl varam huzura?
Divanda oturan Ali değil mi?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü