Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

FİRDEVS-İ ALA'DA BİR YANAL ELMA

Firdevs-i Ala'da bir yanal elma,
On sekiz bin ilmin nuru dediler.
Muhammet Mustafa Haydar-i Kerrar,
Hünkar Hacı Bektaş Veli dediler.

Babası mektebe çocuk götürdü,
Elif be demeden mana yetürdü,
Akıttı pınarı susam bitürdü,
Hacısı hocası beli dediler.

Pirim der ki Bektaşiyim Bektaşi,
Size nasip veren ol nasıl kişi,
Sıkar un ederdi örk gibi taşı,
Budur cümlemizden ulu dediler.

Derildi geldiler halfeler pirler,
Bektaşi namında er yok dediler,
Bize bir yeşil el nasip verdiler,
Görünce tanırız eli dediler.

Er isen, darı çeç üstünde otur,
Ulu kişi isen, maksudun bitir,
Senedin var ise senedin getir,
N'edelim senetsiz eli dediler.

Kimi inandı da beli bes dedi,
Kimi inanmadı senet istedi,
Ol Şah'ım anlara elin gösterdi,
Budur ol Şah'ımız Ali dediler.

Evvel Ali idi sonra Vel'oldu,
Yol erkan bir zaman batında kaldı,
Urum ellerinden nameler geldi,
Budur Hakk'ın doğru yolu dediler.

Pir Sultan Abdal'ım, Şah'ım velidir,
Cihanı bürüyen anın nurudur,
Şüphemiz yok Hak Muhammet Ali'dir,
Bilmeyene Mülcem soyu dediler.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü