Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

EY SOFİ ÖZÜNE BİR MURADIM VAR

Ey sofi özüne bir muradım var,
Elin günahını sen mi görürsün?
Yüzün kara, bir külhanda yerin var,
Ali divanına nasıl varırsın?

Rehberin kim olduğunu bilmezsin,
Kov ile gıybeti elden koymazsın,
Ahrette yatacak yer de bulmazsın
Toprak kabul etmez, nerde kalırsın?

Lokman sofusunu eli tutarsın,
Hakk'ın döşeğine yere yatarsın,
Bilmem yetmiş iki dilden ötersin,
Sen bu dilin kangısını bilirsin?

Pir Sultan Abdal'ım, böyle olunca,
İhlas talip muradını alınca,
Devir dönüp halin ile gelince,
Sen de bu huy ile murdar olursun.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü