Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

DÜNYA BENİM DİYE GÖĞSÜNÜ GERME

Dünya benim diye göğsünü germe,
Dünya kadar malın olsa ne fayda.
Söyleyen dillerin söylemez olur,
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda.

Kurtulamazsın Azrail'in elinden,
Bir gün olur çıkarırlar evinden.
Allah'ın ismini koyma dilinden,
Dünya kadar pulun olsa ne fayda.

Sen de dersin söz içinde sözüm var,
Çalarsın çırparsın oğlum kızım var.
Senin şunda üç beş arşın bezin var,
Bütün dünya malın olsa ne fayda.

Yalan söyler kov gıybetten geçmezsin,
Helalını haramını seçmezsin.
Kesilir nasibin su da içmezsin,
Akan çaylar senin olsa ne fayda.

Pir Sultan Abdal'ım çökse otursa,
Küll-i günahlarım alsa götürse.
Dünya benim diye çekse getirse,
Dünya sana baki kalmaz ne fayda.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü