Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

DİKEN ARASINDA BİR GÜL AÇILMIŞ

Diken arasında bir gül açılmış,
Bülbülüm bahçene ötmeğe geldim.
Bezirganım yüküm gevher satarım,
Ali pazarına dökmeğe geldim.

Baç'ın vermeyince yüküm satılmaz,
Gevherin hasına hile katılmaz.
İnkar topu ile şahin tutulmaz,
Bir gerçek toruna düşmeye geldim.

Ben bend'oldum, şu meydana atıldım,
İkrar verdim, ikrarıma tutuldum.
İptida taliptim, pire katıldım,
Pirin eteğini tutmaya geldim.

Pir Sultan Abdal'ım, yüreğim döğün,
İmamlar rengine boyandım bugün.
İrehber pişirir talibin çiğin,
Ahiri bu imiş, pişmeye geldim.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü