Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

DELİ GÖNÜL BULANMIŞSIN NE ACEP

Deli gönül bulanmışsın ne acep?
Çek bu sefineyi bir göl üstüne.
Âlemi bürünmüş hubların aşkı,
Bülnbüllerin medhi hep gül üstüne.

Yetmiş bin deryada yetmiş bin perde,
Onun da kilidi bir gerçek erde.
Erenler oynuyor bir gizli sırda,
Onu da faş etmem şu il üstüme.

Müşkül halletmeye mürşit gerektir,
Kamil mürşit yerden göğe direktir.
Yüküm ağır, menzilimiz ıraktır,
Dökme yüklerini sen yol üstüne.

Yemen ikliminden bir yiğit geldi,
Ali'ye razını söyledi güldü.
Bir gecede yedi aylık yol aldı,
Ali bindird'onu Düldül üstüne.

Tarikat şeriat Mahammed Ali,
Gönül Kabe'sinden açtılar yolu.
Zahidin nesi var şunda hey deli?
Kamusu bizimdir bir al üstüne.

Kimi Naci okur, danışman hacı,
Kimi yolu bilmez urunur tacı.
Pir Sultan dede'm de kemter duacı,
Hızır ilmin okur bir dal üstüne.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ