Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

DAĞ YÜZÜNDE ŞAH-I KERVAN DURUYOR

Dağ yüzünde şah-ı kervan duruyor,
Onun katarından ayırma bizi.
Önünce Düldül'le Kanber gidiyor,
Onun katarından ayırma bizi.

Gün müdür, ay mıdır Muhammet Ali?
Bizi irşat etti Bektaşi Veli.
Arap oğlu gelir eli develi,
Onun katarından ayırma bizi.

Gül kokusu Muhammed'in teridir,
Ah ettikçe karlı dağlar eridir.
Fatm'Ana on'ki imam katarıdır,
Onun katarından ayırma bizi.

Cebrail de kanadını açınca,
Rahmetini yeryüzüne saçınca,
Hasan Hüseyin yanından geçince,
Onun katarından ayırma bizi.

İmam Zeynel bekler zindan içini,
Bağışlarlar günahlının suçunu.
Bakır Cafer yükletince göçünü,
Onun katarından ayırma bizi.

Kazım Musa Rıza Hakk'ın yarıdır,
Taki Naki Askeri intizarıdır.
Selman'ın çiğninde bir oğlan vardır,
Onun katarından ayırma bizi.

Pir Sultan Abdal'ım, Mehdi nic'oldu?
On'ki imamların tahtı yüc'oldu.
Pirin eşiğine varan hac'oldu,
Onun katarından ayırma bizi.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü