Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

YÜRÜ BRE YALAN DÜNYA

Yürü bre yalan dünya,
Yalan dünya değil misin?
Hasan ile Hüseyin'i,
Alan dünya değil misin?

Ali bindi Düldül ata,
Can dayanmaz bu fırkata.
Boz kurt ile kıyamete,
Kalan dünya değil misin?

Tanrı'nın arslanın alıp,
Düldül'ü dağlara salıp,
Yedi kere ıssız kalıp,
Dolan dünya değil misin?

Bak şu kaşa, bak şu göze,
Ciğer kebap oldu köze.
Muhammed'i bir top beze,
Saran dünya değil misin?

Pir Sultan'ım ne yatarsın?
Kurmuş çarhını dönersin.
Ne konarsın, ne göçersin,
Duran dünya değil misin?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü