Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

ÖTME BÜLBÜL

Ötme bülbül, ötme, şen değil bağım,
Dost senin derdinden ben yana yana.
Tükendi fitilim, eridi yağım,
Dost senin derdinden ben yana yana.

Deryadan bölünmüş sellere döndüm,
Ateşi kararmış küllere döndüm,
Vakitsiz açılmış güllere döndüm,
Dost senin derdinden ben yana yana.

Haberin duyarsın peyikler ile,
Yaramı sarsınlar şehitler ile,
Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile,
Dost senin derdinden ben yana yana.

Abdal Pir Sultan'ım, doldum, eksildim,
Yemeden, içmeden, sudan kesildim.
Zülfün kemendine kondum, asıldım,
Dost senin derdinden ben yana yana.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü