Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

SULTAN SUYU GİBİ ÇAĞLAYIP AKMA

Sultan suyu gibi çağlayıp akma,
Durulur gam yeme divane gönül.
Dam başında duman, dağ başında kış
Görülür gam yeme divane gönül

Bizden selam söylen dosta gidene
Yuf yalancıya da lanet nadana
Bunca düşman ardımızdan yetene
Yorulur gam yeme divane gönül

Şah-ı Merdan önümüzde kılavuz.
Yıkılır mı hakk'ın yaptığı havuz?
Üç günlük dünyada, bir yahşi yavuz,
Dirilir gam yeme divane gönül.

Pir Sultan Abdal'ım, sırdan sırada,
Bu iş böyle oldu, kalsın burada.
Cümlemizin yeltendiği murada,
Erilir gam yeme divane gönül.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü