Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

GÜZEL ŞAHIM ÇOK YERLERDEN GÖRÜNÜR

Güzel Şahım çok yerlerden görünür,
Aslı nedir, niye verdin Bağdat'ı?
Şahım birdir, bin bir dona bürünür,
Aslı nedir, niye verdin Bağdat'ı?

Eremedim ben bu sırrın aslına,
Yazık değil mi müminle, müslime?
Getirin Mervan'ı Bağdat üstüne,
Aslı nedir, niye verdin Bağdat'ı?

Yok mu bunda erenlerin yardımı?
Ne çekersin bu cefanın derdini?
Yiğitlere ardır vermek yurdunu,
Ah Hünkar'ım, niye verdin Bağdat'ı?

Geldi Mervan hendekleri doldurdu,
Kırdı Hurmalığı aldı Bağdat'ı.
Çığrışıp geliyor yeşil ördeği,
Aslı nedir, niye verdin Bağdat'ı?

Pir Sultan'ım der ki: Üçler, yediler,
Kırklar da bu demde hazır idiler.
Bağdat'ı, Basra'yı verdi dediler,
Aslı nedir, niye verdin Bağdat'ı?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü