Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HIZIR PAŞA BİZİ BERDAR EYLEDİ

Hızır Paşa bizi berdar eyledi,
Kesti kollarımı, kızak bağladı.
İşiten muhipler hep kan ağladı,
Açılın zindanlar pire gidelim.

Kalenin kapısı taştan, demirden,
Yanlarım çürüdü yaştan, yağmurdan.
Bir kimsem de yok ki, dellal çağırtam,
Açılın zindanlar pire gidelim.

Kalenin kapısı taştan çıkılmaz,
Penceresi yüce şaha bakılmaz.
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz,
Açılın zindanlar pire gidelim.

Çıkarım bakarım kale başına,
Mümin müslim olan gider işine.
Bir ben mi düşmüşüm can telaşına?
Açılın zindanlar pire gidelim.

İlimi sorarsan köyümdür Banaz,
Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas.
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz,
Açılın zindanlar pire gidelim.

Pir Sultan Abdal'ım, hey Hızır Paşa,
Yazılanlar gelir sağ olan başa.
Hasret koydun beni kavim kardaşa,
Açılın zindanlar pire gidelim.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü